OMÜ Rektörlük Binası, Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü, Atakum/Samsun
tren

OMÜ’de “Bağımlılıkla Mücadelede Aile ve Gençlik Sempozyumu” düzenlendi

29.12.2025
OMÜ’de “Bağımlılıkla Mücadelede Aile ve Gençlik Sempozyumu” düzenlendi

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde “Bağımlılıkla Mücadelede Aile ve Gençlik Sempozyumu” gerçekleştirildi. Aile ve gençlik odağında bağımlılıkla mücadele konusunun çok yönlü ele alındığı sempozyum, protokol üyeleri, akademisyenler, üniversite ve lise öğrencileri ile vatandaşların katılımıyla yapıldı.

OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezinin Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Canik Belediyesi iş birliği ile gerçekleştirilen sempozyuma; OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Vali Yardımcısı Mustafa Yıldız, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın,  kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın “Bağımlılık, insanın ömrünü heba etme riski taşıyan ciddi bir tuzaktır”

Programın açılışında konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde, ülkemizin önde gelen paydaşlarını bir araya getiren Bağımlılıkla Mücadelede Aile ve Gençlik Sempozyumu vesilesiyle sizleri saygıyla selamlıyorum. Günümüzde teknoloji, insanlığa maddi anlamda önemli kazanımlar sağlasa da bireyin ruh dünyasında dikkat çekici değişimlere yol açmaktadır. Toplumsal yaşamın dinginliğini sarsan bu hızlı dönüşüm, fertlerde zaman zaman savrulmalara neden olabilmektedir. Değişen dünyaya ayak uydurmaya çalışan birey, hayatını doğru bir istikamete konumlandıramadığında, benliği çeşitli arayışların cazibesine kapılabilmektedir.

Bu süreçte birey, tutunacak bir dal ya da avunacak bir vesile olarak gördüğü pek çok çeldiricinin doğal çekim alanına girebilmektedir. Özellikle gençlik dönemi, kısa süreli hazların istismarına açık bir dönem olup, bu durum bireyin hayatının ilerleyen safhalarını da derinden etkileyebilmektedir. Başlangıçta masum gibi görünen küçük deneyimler, zamanla çığ etkisi oluşturarak insanı karanlık ve çıkmaz bir girdabın içine sürükleyebilmektedir. Deneyimlerin alışkanlığa, alışkanlıkların bağımlılığa dönüşmesiyle birlikte insanın özü ile bedeni arasındaki uçurum her geçen gün daha da derinleşmektedir. Bu nedenle her türlü bağımlılık, yalnızca bedeni değil, ruhu da esir alan; insanın ömrünü heba etme riski taşıyan ciddi bir tuzak olarak karşımıza çıkmaktadır.

“Yaşadığımız çağda karşı karşıya bulunduğu en büyük tehlikelerden biri madde bağımlılığıdır”

Hiç kuşkusuz yaşadığımız çağda nesillerimizin karşı karşıya bulunduğu en büyük tehlikelerden biri madde bağımlılığıdır. İstatistikler ve saha araştırmaları, madde bağımlılığının özellikle gençlerimiz arasında giderek yaygınlaştığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu ciddi tehdit karşısında sahip olduğumuz en stratejik ve en güçlü kale ise hiç şüphesiz aile kurumudur. Zira bağımlılıkla mücadele yalnızca bir güvenlik ya da sağlık meselesi değil; özünde bir eğitim, bir aidiyet ve bir değer aktarımı sürecidir. Sevgiyle, şefkatle ve farkındalıkla güçlendirilmiş bir aile yapısı, gençlerimiz için her türlü bağımlılığa karşı en sağlam ve en aşılmaz kalkandır.

“Bağımlılık olgusu, toplumsal bir sorun olarak görülmelidir”

Milletimizin yarınlarını tehdit eden bağımlılık olgusu, artık yalnızca şikâyet edilen bir mesele olmaktan çıkarılmalı; ciddiyet ve kararlılıkla ele alınması gereken toplumsal bir sorun olarak görülmelidir. Sorunu yalnızca sonuçları üzerinden değerlendirmek, bizi kalıcı çözümlere ulaştırmayacaktır. Elbette hukuki ve güvenlik boyutundaki tedbirler önemlidir; ancak bağımlılığın nedenleri ortadan kaldırılmadıkça, alınacak önlemler sınırlı kalacaktır. Bu nedenle gençlerimizi bağımlılığa sürükleyen tüm bileşenlerin kaynağında tespit edilerek ortadan kaldırılması büyük önem taşımaktadır.

“Bağımlılıkla mücadelede bilimsel veriye dayalı yaklaşımlar, güçlü kurumsal iş birlikleriyle desteklenmeli”

Bugün burada yalnızca akademik bir etkinlik vesilesiyle toplanmış değiliz. Ortak hassasiyetlerimizi paylaşmak, millet varlığımızı sinsice kemiren tehditlere karşı birlikte çözüm üretme irademizi ortaya koymak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bağımlılık, bireyi aşan; çok yönlü bir halk sağlığı sorunudur. Psikolojik, sosyolojik ve çevresel boyutlarının yanı sıra ekonomi ve güvenlik gibi alanlarda da ciddi yansımaları bulunmaktadır. Bu nedenle bağımlılıkla mücadelede bilimsel veriye dayalı yaklaşımların, güçlü kurumsal iş birlikleriyle desteklenmesi bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluk hâline gelmiştir.

“Sempozyumun kurumlar arası iş birliğini daha da güçlendirmesini temenni ediyorum”

Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak; başta Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezimiz olmak üzere, tüm birimlerimiz aracılığıyla bu alanda aktif bir sorumluluk üstlenmekteyiz. Süreci yalnızca tedavi odaklı değil; koruyucu, önleyici ve rehabilite edici boyutlarıyla bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz. Üniversitemiz bünyesinde değerli akademisyenlerimizin katkılarıyla yürütülen çok sayıda saha araştırması sayesinde elde edilen bilimsel veriler, somut ve uygulanabilir çözüm önerilerine dönüştürülmektedir. Devletimizin tüm kurumlarının ortak bir hedef doğrultusunda el ele verdiğinde aşamayacağı hiçbir engel olmadığına yürekten inanıyoruz. Bu sempozyumun, kurumlar arası iş birliğini daha da güçlendirmesini temenni ediyorum. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği bulunan tüm paydaş kurumlarımıza ve değerli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor; Bağımlılıkla Mücadelede Aile ve Gençlik Sempozyumu’nun ülkemiz ve geleceğimiz adına hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın ise şu şekilde konuştu: “Bugün burada, toplumumuzun en küçük ama en güçlü birimi olan “aile” ile en dinamik gücümüz olan “gençliği” odağımıza aldığımız Bağımlılıkla Mücadelede Aile ve Gençlik Sempozyumu’nun açılışını gerçekleştirmek üzere bir aradayız. Sempozyum başkanı olarak, her birinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Bildiğiniz üzere, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım atarken 2025 yılını “Aile Yılı” olarak ilan ettik. Bu sadece bir takvim yılı değil; aile bağlarımızı dijitalleşmenin ve modern hayatın getirdiği yalnızlaşmaya karşı koruma, onarma ve güçlendirme yılıdır.

2026 yılı “Bağımsızlık Yılı” vizyonumuzun zirve noktası olacaktır

Bağımlılık, sadece bireyi değil, o bireyin yeşerdiği toprağı, yani aileyi kurutan bir meseledir. Araştırmalar gösteriyor ki; sevgi, güven ve açık iletişimin olduğu bir aile ortamı, her türlü bağımlılığa karşı en büyük kalkandır. Biz 2025’te ailemizi kaleye dönüştürerek, gençlerimizin bu güvenli limanda sapasağlam durmalarını hedefliyoruz. Önümüzdeki 2026 yılı ise “Bağımsızlık Yılı” vizyonumuzun zirve noktası olacaktır. Bu vizyonumuz ise Gençlerimizin; tütün, alkol, madde ve günümüzün en büyük tehditlerinden biri olan teknoloji bağımlılığının pençesinden kurtulması; zihnini ve iradesini hiçbir yapay güce teslim etmemesidir.

Bağımlılıkla mücadele etmek, aynı zamanda bir ülkenin bağımsızlık mücadelesidir

Değerli konuklar, bugün bu sempozyumu sıradan bir şehirde değil; meşalenin yakıldığı, bir milletin kaderinin değiştiği, istiklal ateşinin ilk kıvılcımını aldığı Samsun’da gerçekleştiriyoruz. 19 Mayıs 1919’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bu topraklara attığı ilk adım, sadece askeri bir strateji değil; bir milletin topyekûn ayağa kalkışının ve iradesine sahip çıkışının simgesidir. Şunu çok iyi biliyoruz ki: Bağımlılıkla mücadele etmek, aynı zamanda bir ülkenin bağımsızlık mücadelesidir.

Siz özgür oldukça, bu ülke daha güçlü ve daha bağımsız olacaktır

2026 yılını ‘Bağımsızlık Yılı’ ilan ederken ufkumuzu geniş tutuyoruz. Bizim için tam bağımsızlık; sadece sınırlarımızın korunması değil, aynı zamanda her bir gencimizin maddeden, alkolden, tütünden ve dijital dünyanın esaretinden özgürleşmesidir. 2026 yılına yürürken hedefimiz; tıpkı 1919 ruhuyla, bağımlılıklarından arınmış, zihni hür, vicdanı hür ve tam bağımsız bir nesil inşa etmektir. Kıymetli Gençler sizlere seslenmek istiyorum; Sizler, bu şehrin sokaklarında yürürken sadece birer öğrenci değil; bir bağımsızlık mirasının taşıyıcılarısınız. İçinizdeki o cevheri bağımlılıkla köreltmeyin. Siz özgür oldukça, bu ülke daha güçlü ve daha bağımsız olacaktır.”

Program konferans ve panellerle devam etti

Program, açılış konuşmalarının ardından alanında uzman isimlerin katıldığı konferans ve panellerle devam etti. Panelin konuk uzmanlarından biri olan Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay, “21. Yüzyılda Bağımlılık” başlıklı konferansında bağımlılığın günümüzde ulaştığı boyutları ele alırken; sempozyuma çevrim içi katılan Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise “Bağımlılıkla Mücadelede Aile ve Gençlerin Rolü” konulu sunumunda aile yapısının ve gençlerin bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Ayrıca Doç. Dr. Kemal Özcan‘ın moderatörlüğünü üstlendiği “Kamu Alanında Bağımlılıkla Mücadelede Aile Odaklı Çalışmalar” adlı birinci panel ve Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın’ın moderatörlüğünü üstlendiği “Kamu Alanında Bağımlılıkla Mücadelede Gençlik Odaklı Çalışmalar” başlıklı ikinci panel gerçekleştirildi.

Düzenlenen panellerde, kamu alanında bağımlılıkla mücadelede aile ve gençlik odaklı çalışmalar değerlendirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin katkı sunduğu panellerde, sahadaki uygulamalar, önleyici politikalar ve kurumlar arası iş birliği konuları ele alındı. Ayrıca programda bilgi yarışması ve ödül takdimi de gerçekleştirildi.

Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğuna vurgu yapılan sempozyumda; aile, eğitim, kamu kurumları ve sivil toplumun eş güdüm içinde çalışmasının önemi öne çıkarıldı. Etkinlik, katılımcıların değerlendirmeleri ve teşekkürlerle sona erdi.

Program gençlere spora teşvik etmek amacıyla Canik Belediyesinin sağladığı 5 adet bisikletin yanı sıra çeşitli hediyelerin kurayla dağıtılmasıyla sona erdi.

Program öncesi Rektör Aydın, protokol üyeleriyle birlikte Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Psikoloji Uygulama ve Araştırma Merkezini ziyaret ederek incelemelerde bulundu.